English
TürkçeSevgili Semih can, Cennet ve Cehennem korkusu bir derecede insanlarda kendi iç dünyasında yaratılmış pozitif enercinin boşalmasıdır. İnsandaki bu boşluğu gören din tacirleri sapık saçma bilgilerle insandaki pozitif enerjiyi boşaltarak korku veriyor ve insanı kişiliksiz olmaya yitiyor. Cehennem korkusuyla insanlar medeniyete davet edilir. Oysa cennet, cehennem ve medeniyet sırrı insan oğlunun kendi pozitif enerjisinde saklıdır. Basit bir örnek vereyim. Gök gürlüyor, şimsekler çakıyor ve sizi farklı bir korku sarıyor. Aman Allahım ne oluyor diye. İşte bu arada kendi iç dünyanızda ki pozitif enerji devreye girer ve dua yapmaya başlarsınız. Duanız nasıl olursa olsun, korkuyu atmak için yetiyor ve kendi yaratmış olduğunuz güç ve manavi destek sizi koruma altına alıyor. Bizden kısa ve öz yanıt, değerlendirmesi size kalıyor. Hoşca kalın, dostca kalın, pozitif enerjiyle kalın.
Değerli kardeşim Ali, Oruç kişinin bir yıl içerisinde kendi beslenme tarzında kısıntı yapıp vücudunu dinlendirmek için verilmiş olan bir beden disiplinidir. Farklı dinler farklı aylarda yaparlar. Hristiyanlar Paskalyadan sonra 3 veya 4 gün, Musevilerde ise Yılbaşısı olan Roşaşana ile Yom Kippur arasındaki 10 gün boyunca bir oruç vardır. İslam dininde de Ramazan ayında 30 gündür. Bu kültür Türklere Arap medeniyetinden 15. yy dan sonra gelmişdir. Aslında Türkmen kültürü yani Alevilik semavi dinlerden de daha önce olduğu için oruç için ay belirlenmemişdir. Yani kendi bedenini dinlendirmek ve beslenme disiplini vermek istiyorsan bunu bir yıl içerisinde ister 5 gün ister 12 gün istersen daha da fazla gün oruç tutabilirsin. Türkmenlerde yani Alivilikde Oruç için ayrılmış bir ay yoktur. Beden terbiyesi vücudun depoladığı toksin maddelerden arıtmak için yapılır. Hoşca kalın, dostca kalın, sevgiyle kalın.
Sevgili Mustafa Bahar can, günümüzde asıl Kuran, İncil ve, Tevrat olmadığı gibi daha sonradan düzenlenmiş kitaplar var. Hz Ali içinde belki daha sonradan hazırlanmış bilgiler olabilir. Ancak Hz Ali ve 12 imamları içeren İmam Cafer Buyruğu var. Belkide bundan bahesetmiş olabilirler. Hz Ali döneminden kalan bir kitap olasılığı çok inandırıcı değil. Hoşca kalın, dostca kalın, sevgiyle kalın.
Sevgili Gözde karşeşim, sorunuza uzun yanıt vermek gerekir dolaysıyle bizim iletişim sayfamızdan e-posta adresinizi gönderin ve bilgileri e-postayla aktarmaya çalışalım. Kolay gelsin.
Değerli can, Alevilikde 4 kapı Aleviliğin tamel taşını oluşturur.
|
Şeriat - Ateş, |
Bir başka söyleyişle: |
Veyahut
Şeriat - Bir ilkokul,
Tarikat - Ortaokul,
Marifet - Lise,
Hakikat ise - Üniversite
Hakı aramak - Lisans ve Üstlisans Yapmak
Hakkla
Bütünleşmek - Doktora yapıp – Öğrenmenin sonu olmadığına inanmak.....
Bu konuda da geniş bilgi şu sayfamızda bulabilirsiniz http://www.alevilik.com.au/news.php?id=124
Hoşca kalın, dosca kalın.
Sevgili Mehmet can, Ana Sayfamızda Alevilik Nedir başlığı altında oldukca bilgi var fakat sizin sorunuza kısa da olsa yanıt vereyim. Anadolu'da 15. yüzyıla kadar Alevi Sünnü ayırımı yoktu. Anadolu tüm Türkmen asıllı ve yerli halklarla yani, Türkmeni, Ermenisi, Yunanı ve Kürdü, Çerkeziyle doluydu. Ne varki 15.yy ortasında Mısır'dan Hz Muhammed Asası getirilip Istanbul'a yerleşince, Osmanlı Padişahı Türkenlere baskı yoluyla Apap kültürü öğretilmesini emretti. Arapca ibadet, Arapca yazım dili, Arapca konuşma dili vs vs. Bunun üzerine Türkmenlerda yer yer ayaklanmalar oldu. Padişaın fetvasına karşı gelen ve Araplaşmayı kabul etmeyenler kılıçdan geçirildi, asıldı, Ege adalarına, Makedonya ve Kıbrıs'a sürgün edildi ve çoğu insanlarda Osmalı kıyımından kurtulmak için dağ ve obalara kaçtılar. Tekir Yaylası, yani Denizli, Aydın Nazilli gibi Eğe yöresi bu kıyımdan kurtulmak için isim değiştirme zorunda kaldılar. Yani ilk ismlerini Ahmet Ali, Mustafa Ali veya Ömer Ali gibi isimler vererek kendilerini asimile seline verdiler zamanlada Aleviliği unutarak veya gizli yaşayarak devam ettiler. Elbette, gizli yaşanan kültür kendi zaman diliminde erezyona uğrar. Söylediğiniz gibi siz Aleviliği gizli yaşamaya devam etmişsiniz. Bundan sonra artık gizlemenize gerek yok sitemizdeki bilgileri okuyrarak kendi bilgi dağarcığınızı geliştirip öz kültürünüzü savunmanız gerekir. Hoşca kalın, dostca kalın, bilgiyle kalın.
Sevgili Mehmet can, ulu önder Atatürk din ve devlet bağını ayırıp bağımsız Diyanet İşlerini kurmuştu. Ancak Atatürk'ün ölümünden hemen sonra Diyanet Başbakanlık makamına bağlanıverdi. Yani devlet idaresine geçti. Ondan sonrada çıkarılan Din dersi kitapları devletin istediği şekilde basılıp okullara verildi. Din bağımsızlığını kayıp edip devletin tekeline girdi yani Devlet politikası Camilerden İmamlar aracılığıyla yapılmaya devam ediyor. Gerçek İslamiyetin bile öğretilmediği Türkiye okullarında nasıl Alevilik öğretilir bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla Avrupada Alevi Federasyonu baskısıyla Alman ve Hollanda okullarında Alevilik dersi verildiği gibi Alevi dedeleride yetiştirmek için kurslar açılmışdır. Avustralya'da Federasyon var fakat bu konuda henüz bir çalışması olmadığını düşünüyorum. Gençlerin Cemevine gelmesini sağlamak için önce gençlerin önünde duran çığ gibi engeller aşılması gerekir. Ana sayfada Alevi Gençliğinin Sorumluluk ve Engelleri başlığında önemli bilgiler var okursanız sevinirim. http://www.alevilik.com.au/news.php?id=120. Hoşca kalın dostca kalın, sevgiyle kalın.
Sevgili Mehmet Sever kardeşim, sizin sorunuz sıkca tekrar eden sorular arasında. Bu konuda çok defa cevap verdim. İleri sayfalarda yanıtları bulabilirsiniz. Ana sayfamızda, Alevilik Nedir, Alevilik İlke ve Öğretilerine bakarsanız gerçek yanıt orada yatıyor. Ancak, yinede sorunuza kısa yanıt vereyim. Alevilik 4000 yıldan da yaşlı bir rejim, yönetim sistemi, halkların sosyo kültürel, sosyo ekonomık olarak ortak yaşam biçimidir. Oysa İslamiyet henüz 1300 yaşındadır. Hz. Ali henüz Hz Muhammed'in peygamber olduğu arefesinde 40'lar cemini kurmuşdur. Yani Türkmen kültürünü canı pahasına Araplarla tanıştırmışdır. Bunun içinde katledilmiş.
Onun soyundan gelenehlibeyt sürekli haksızlığa uğrayıp, nesil yok edilmeye çalışılmışdır. Hz. Hüseyin katledildikden sonrada Hz Alinin hanımı Fatıma, Hüseyin'nin eşi ve ehlibeyt kabilesi Arap topraklarını terk ederek önce Afganistan'da Kabil'e daha sonrada Türkmenistana yerleşirler. İşte bu sırada ehlibeyt nesli ve Hz Hüseyin'ni oğlu Zeynel Abidin henüz üç yaşındayken Türk topraklarına göç etmişlerdir. Bundan böylede Ehlibeyt nesli Türklerle özdeşleşip Türkmen topraklarında yetişmişlerdir.
Evet, Türk'ler Arap değildir ancak Hz Ali'ye olan sevgisi Ali, Aleviliğin ilim kapısını Arap'lara canı pahasına açtığı için Ali sevgisi yerleşmişdir. Hoşca kal, dostca kal, sevgiyle kal
Sevgili Mikail, bir dede çocuğu taliple evlenemez diye bir kural yokdur. Zira bir gencin karşı cinsden bir başka gence gönül vermesi kimyasal etkileşimdir. Gönülden gelen o ateşe hiç bir din, inanç ve tabu engel olamaz.
Talip Aleviliğe gönül vermiş Aleviliği öğrenmenn ilk basamağı yani ilk okul anlamındadır. Bir kişi sürekli talip kalamaz. Aleviik yoluna gönül verdiyse kendi özünü temizleyip ehli kamil seviyesine ulaşmak için çaba gösterir. Alevilikde gereken dört kapıya sırasıyla hizmet ederse talip olmakdan çıkar ehil hak kapısına ulaşır. Talip sürekli talip kalacak anlamına gelmez. Bu bir eğitim sürecidir. İlkokul, Orta, Lise, Üniversite ve yüksek akademik gelişme sürecidir. Sanırım soruna yeterli cevap verdim. Sevginize tabuların gölge düşürmesine yer vermeyiniz. Bozatlı hızır yardımcınız olsun. Hoşca kal, dostca kal, sevgiyle kal.
Sevgili Alihan Taş kardeşim, Mehdi yalnız İslam dinine ait değildir. Mehdi tüm semavi dinlerinde de vardır. Mehdi kurtarıcı olarak beklenir. İnsanlık aleminin kirletilmiş bir dünya yaşamından, erozyana uğratılmış inançlardan yoksulluk ve fakirlikden kurtulmak için Mehdi son kurtarıcı olarak görülür. Ancak içinde yaşadığımız yerkürede her yörede kendi coğrafyalarında kurtarıcılar çıkmışdır. Güney Afrika'da Nelson Mandela, Endonezya'da Xanana Gusmao, tüm müttefik güçlerden Türkiye'yi kurtaran Atatürk ve silah arkadaşları gibi. Hoşca kalın, dostca kalın, sevgiyle kalın.
Değerli kardeşim AlihanTaş, 12 İmam'ı öğrenmek için Ana Sayfamızdaki bilgilere bakarsanız örneğin Alevilik Nedir, Alevilikde Kadın değeri ve benzeri yazıları okursanız bu konuda yeterli bilgi var. Yinede, bilginiz olsun diye yazıyorum İslamiyetde 12 İmam, Musevilikde 12 Haham, Hristiyanlıkda 12 Havari vardı.
Sevgili Olgun, 21 Mart günü toplumsal ve bilimsel farklılıkları vardır. Uzun bir açıklama geretirdiği için Ana Sayfamıza alıyoruz. Lütfen okuyunuz.
Sevgili Arzu kardeşim, sorunuza geç yanıt verdiğim için önce affınızı rica ediyorum. Rüya bildiğiniz gibi insandaki şuur altı inanç veya yaşam duygusunun dürtüsüdür. Alevilikde aksakal sadece Bozatlı Hızır'a özgü bir görüntüdür. Sadece iyilik ve nasip getirir, medeni cesareti tetikleyen pozitif enerji verir. Size öyle bir nişan taktığı için merhamet ve hoşgörü bırakıp gitmişdir. Bundan böyle size özünüzü dara çekip temiz tutma görevi düşer. Önce veya sonrası tamamen sizin kişisel insiyatifinize bırakılmışdır. Hoşca kalın, dostca kalın, Bozatlı Hızır nasibiyle kalın.
Sevgili Hüseyin Şentürk kardeşim, bu konuda toplumu birlik ve beraberliğe teşvik edecek ve Cemevlerinin çoğalması için ana Sayfamızda kısa bir süre sonra ön yazımız olacak takip edin lütfen. Hoşca kalın, dostca kalın, sevgiyle kalın.
Sevgili Muhammed Gültekin kardeş, herşeyden önce Alevilik yenilikçi bir felsefedir. Dünün reformu bu gün için yaşlanmış sayılır. Fıkh anlamıyla heteredoksi demektir. Düşünceye ve yeniliğe hem İslam dininde hem de semavi dinlerde sınır konmuştur. Bunun fıkh bağlamında tanıtımı ortoksidir. Ortodoksi din öğretisinin ilerisine gitmeyi yasaklar ve dinsizlik sayar. Oysa Alevilik, heteredoks yapısyıyla insanlığın sosyo-kültürel yapısı, medeni hali, sosyal adalet, paylaşım, doğanın korunması, inanç, bilim ve eğitime özellikle vurgu yapar. Çeşitli kurallarla donatılmış bir kültür, yaşam biçimi ve yönetim sistemidir. Asırlarca polis düzenine gerek duymadan yaşam süren bir rejim ve yönetim düzenidir. Bunun ötesinde, yazılı hurafe ve dinler insanın yaratıcılığına, yani yetenek gücüne sınır koyduğundan Alevilik farklı dinleri de kucak açar. Onlara ilimin sonu olmadığını gösterir. Dolaysiyle Aleviliği İslamın için de veya dışında aramak yanlış olur. Çünkü, Semavi dinler 2000 ve İslamiyet 1300 yaşındaysa Alevilik 4000 yıldan buyana süre gelen bir düşüncedir.
Değerli Selim kardeşim, daha önceki cevaplarımızda da söyledik. Alevilik son 100 yıl içerisinde büyük bir kirletilme sürecinden geçiyor. Dedelik kurumunu bir sömürü aracı olarak kullanan ve duygu sömürüsü yapan kişiler gerçek Aleviliği yok etme çabasında. Dede varlıklı talibinden aldığını yoksul taliplere dağıtır. Kendi çıkarını düşünmez. Lütfen Aleviliği kirleten ve duygu sömürüsü yapıp halkı soyan kişileri aranıza almayın. Dedelik kurumu nasıl çalışmalı yazımızı yakında Ana Sayfamıza koyacağız. Hosca kalın, dostca kalın, sevgiyle kalın.
Değerli MUharrem Ateş kardeşim, günümüzde Alevilik asıl yerini aramaktadır. Yılların vermiş olduğu dağınıklık ayrı ayrı Alevilik yaratmış, Alevilik bir derecede kirletilmişdir. Aleviliği yazıp çizenlerin çoğu sünnü kalemlerinin yanı sıra sünnüleşmiş Alevi yazarları anlatmışdır. Dolaysıyla Alevilik bir dercede sünnü düşünceyle eşleşdirilmiş. Namaz, niyaz ve sünnü kültürüyle özdeşleşme yolunu tutmuşdur. Çoğu Aleviler toplumsal yargıdan çekinerek oruç tutup, namaz kılmaya başlamış ve Hacca gitti desinler diye de Arapistana da giderek hacı olup gelmişlerdir. Buda şunu gösteriyor. Hak adamı olacakları yerine Halk adamı olmaya çalışmışlardır. Böylece Aleviliği tam anamıyla anlatan bir kitap bulmak çok zor ancak Doç. Dr. Bedri Noyan'nın Hacı Bektaş Veli Makalatı en iyi kaynak oluşturuyor.
Sevgili Muammer Ateş kardesim, sıkca sorulan bir soru. Görülen o ki, sitedeki bilgiler tam taranmadan okuyucular hemen sorulara geçiyor. Sizin sorunuzun cevabı Ana Sayfamızda Aleviler Neden Camiye gitmez yazımıda yatıyor. Ayrıca Alevilik Nedir başlığı altında, Alevilik İlke ve Öğretisi, Alevilik Nedir ve Alevilikde Kültür ve Müzik sayfalarımızıda okursanız bu konuda geniş bilgiye sahip olacaksanız. Bu sayfaları taradıktan sonra yinede sorunuz olursa lütfen tekrar yazınız. Hoşca kalın, dostca kalın, sevgiyle kalın.
Değerli Dursun Acar kardeşim, sitemizdeki verilen bilgiler Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş, Alevilik Nedir, Alevilik İlke ve Öğretileri bu konuda size ışık tutacakdır. Lütfen okuyunuz, okutunuz. Hoşca kal, dostca kal, sevgiyle kal.
Sevgili Dursun Yılmaz can, ''Boz Atlı Hızır'' Alevi düşüncesiyle bütünleşir. İnsan dara düşdüğünde kendisine yardımcı güç olarak görünür. Bunun felsefi yanı insandaki maddesel ağırlığı olmayan pozitif enerji, manevi güçdür. Zira, insanda madde olarak belirlenen tüm kimyasal bileşimler toprakda da mevcuttur. Beden ''Vahdeti Vücut'' manevi güç ve pozitif enerjiyle yaşar, akıl ve ilimde de bütünleşir. Bu durumda insan kendisini aklın ürettiği pozitif enerjiyle tüm kötü ruh ve korkulardan temizler beyaz, berrak rahvan bir güç haline gelir. Hoşca kalın, dostca kalın, sevgiyle kalın, boz atlı hızır enerjisiyle kalın.
Değerli Cemal Acar kardeşim, dünya bilim çağıyla yarışıyor, siz hala kendi inancınızı saklıyorsanız bunun nedeni inandığınız düşünceyi savunmasını bilmediğinizden kaynaklanır. Sitemizde olan Alevilik Nedir, Alevilikde Kadının Yeri, Aleviler Neden Camiye Gitmez, Türkiye'nin %98'i İslam mı konularını okuyup kendi bilgi dağarcığınızı geliştiriseniz inandığınız düşünceyi de savunmaktan gurur duyarsınız. Yüreğinizdeki inancı saklamak özünüzü saklamak anlamındadır. Bilgi dağarcığınızı genişletip içinde bulunduğunuz ortamdan kendinizi kurtarmaya yardımcı olun. Hoşca kal, dostca kal, sevgiyle kal, bilgiyle kal.
Sevgili Zülfikar can, adındanda belli ki Yiğit ve Zülfikar'a yakışır bir nesil evlatlarısınız. Akıl ve ilim yolundan gitmeyen ulusların sonu karanlıkdır diye söyleyen hünkarımız Hacı Bektaş düşüncesinde akıl ve ilim yoluyla 400 yıllılk Ozmanlı tabularını bizler tümüyle yıkacağız.
Azap ve ahireti insan oğlu kendi zaman diliminde yaşar. Ruh bedenden ayrıldıkdan sonra kabir azabı diye bir tabu yokdur. Ruh insandaki pozitif enerjidir, beden de maddeden ibarettir. Yani toprak (balçıkdan) yapılmışdır. Dolaysıyla insandanki pozitif enerji yok olur, yani hakka yürür, hakka sır olur (Fena Fillah felsefesi/Vahdedi vücut). Cehennem azabı diye bir şey Kuran'da bile yokdur. Cehennem ve kafirlik insanın kendi içindedir. Önce nefis terbiyesi olup eline, beline ve diline ilkesine sahip olduğunuz zaman içinizdeki şeytani enerjiyi yok edersiniz. İşte o andan sonrada kafirlik, kabir azabı gibi akıl ve ilim dışı düşüncelerden de kurtulmuş olursunuz. Sitemizdeki Alevilik Nedir, Alevilikde Kültür ve Müzik ve Alevilik İlke ve Öğretilerini incelerseniz içinde bulunmuş olduğunuz korkuyu yok eder, kendinizdeki pozitif enerjiyi sevgi, saygı ve aşkı niyaza döndürürsünüz. Böylece de tabulardan uzak kalırsınız. Hoşca kal, dostca kal, Zülkifar aşkıyla kal.
Sevgili Haydardedeli kardeşim, siz Türkiye Cümhuriyeti sınırları içinde yaşayan bir vatandaşsınız. Bu günkü AKP hükümetinin ve Diyanetin oluruyla yapılan 2010 yılı Hacı Bektaş Şenliklerinde birde Cem yapıldı ve Devlet Televizyonu olan TRT'de yayınlandı. Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin ve bilim adamlarının kabul ettiği bilgileri içeren bu proğramı TRT Televizyonundan alın ve inceleyin.
Hz Muhammed'i, Hz Ali'yi ve Aleviliği kendi coğrafyamızda daha iyi öğrenirsiniz. Ne yapalım, bizde okyanus ötesi ülkeden verdiğimiz bilgilerle TRT'de verilen bilgilerin örtüşdüğünü görüyoruz. Demek ki, okyanus ötesi bilgilerde devlet tarafından kabul edilip TRT'de yayınlanmışdır. Kardeşim size tavsiyem bu TRT yayınını alın ve inceleyin, araştırma yelpazeniniz biraz daha gelişmiş olacaktır. İnanın, içinde bulunduğunuz küçük eksen ortamında yaşamaktan kurtulursunuz.
Böylece de, Türkmen ve Yörük aşiretlerinin inancını daha iyi öğrenmiş olacaksınız. Pek uzak değil Ankara TRT binası, Kırıkkale'ye 70km. Lütfen yayınlanan Hacı Bektaş şenliklerini alın ve inceleyin. Değerlendirme ve düşündüklerinizi daha sonra bize yazarsanız seviniriz. Hoşca kal, sevgiyle kal, dostca kal.
Sevgili Haydardedeli kardeşim, savunduğunuz düşünceye saygı duyuyorum ancak sizinle aynı düşünceyi paylaşmıyorum. Sözlerinizden şunu anlıyorum, siz Haydardede ocağından olsanız, siz orada yatan evliya torunlarından olsanız 72 milliti bir nazarda gören bir nesilin evlatları olarak bu şekilde konuşmazsınız. Siz henüz Haydardede ocağına ait ilkeleri bile gözden geçirmeden, saptanmış bilgilerle kendinize Haydardedeli dediğinizi henüz anlamış değilim. Bu ilkeleri görmüş olsanız, o bilgiler Haydardede, Hacı Bektaş, Yunus Emre gibi evliyalar farklı ülkelerde neden değer kazanmış onları size gösterecek bir yol haritası oluşturacaktır. Kurandan da başka kitap okumadığınız belli belkide Kuranı bile tam okumadınız. Çocuk doğduğunda saf, sabi ve hiç bir dine, inanca ve kültüre sahip olmadan doğar. Ana karnında hangi sosyo-kültürel ortamda büyüyorsa o kültürün meyvesiyle beslenir. Büyüdüğü sosyal toplumlar içinde kendi inanç ve düşüncesini seçer. Bir çocuk doğduğunda, ne Hristiyan, ne musevi ne de müslümandır. Hangi toplumda hangi kültürde büyüyorsa o kültürün nasibiyle beslenir ve o şekilde büyür. Çocuk müslüman doğar, hristiyan olarak yaşar ve müslüman olarak ölür düşüncesi akıl ötesidir; ne mantık alır ne de evrensel toplumlarda kabul görür. Lütfen farklı kitapları ve farklı dinleride okuyun. Sitemizde verilen bilgileri biraz da olsa okuyup zaman harcamaya çalışın. Düşünce ufuklarınızı geliştirmek için ne kadar çaba harcarsanız o kadar daha bilgi dolu yaşarsınız. Hoşca kal, sevgiyle kal, dostca kal.
Değerli Cafer Çiçek kardeşim, sorunuzu bir önceki cevapda yanıtlamaya çalıştım. Irak'da Türkmen'ler var. Türkmenlerin inancı Anadoludaki Türkler gibidir. Fakat bunlarda yılların vermiş olduğu kirletilmeyle nasibini almış özünden uzaklatırılmışdır. Aynı Türkiye'de Sünnüleşmiş Aleviler gibi. Fakat Şia ile Alevilik tamamen farklıdır. Sitemizi lütfen okumaya devam edin, aradaki farklılığı göreceksiniz. Hoşca kal, dostca kal, sevgiyle kal.
Değerli Cafer Çiçek kardeşim, Irak, İran, Suriye, Lübnan ve diğer Arap ülkelerindeki Şia ile Türkmen ve Yörüklerin inancı arasında oldukca büyük fark vardır. Tek benzerlik Hz Ali ve Ehlibeyt sevgisidir. Zira, Türkmen ve Yörüklerin varlığı 4000 yıl kadar belkide daha fazladır. Oysa İslam Hz Muhammed'le başladığı için henüz 1300 yaşındadır. Türkmen ve Yörüklerin yani Türklerin Hz Ali ve Ehlibeyt sevgisi, İslam alemine 40 lar cemini kurduğu içindir. Canı pahasına bu düşünceyi Arap alemine tanıtmışdır. Türklerde Minare ve Cami Arap kültüründen alınmadır ve 400 yıllık bir tarihi vardır oysa Cemevi 4000 yıldan daha da fazladır. Katılıyorum, cenazeler Sünnü İmam yerine Dedeler tarafından kaldırılmadır. Yurt dışında bu böyledir. Sitemizde olan Alevilik Nedir, Ahmet Yesevi, Alevilik İlke ve Öğretisinde daha geniş bilgiler var. Lütfen okuyunuz ve okutunuz. Hoşca kal, dostca kal, sevgiyle kal.