English
TürkçeDear Maria, I sincerely regret the delay in replying to your question.
There are so many books in Turkish language by so many untested Sunni Islam writers. Their work is essentially based on Sunni Islam understanding of Alevism and also most of their work are nothing but hearsay. They do not really represent the true Alevi philosophy
However, there are only two books available which look into the real characteristics of Alevis in Turkey. an excellent research by Prof Irene Melikoff. she has spent many years in Turkey visiting all Alevi villages and towns, gathering information from elderly and scholars at large. There is also John Kingsley Birge giving insight into the Bektashi Order of Alevi Dervishes. I wish you good luck in your pursuit to bring more enlightenment into Alevi belief.
Sevgili Volkan kardeşim, Alevilik yol bağı o kadar ince bir yol ki, araştırmacılar henüz bu gönül sevği ateşini yakalayamadılar. Hiç bir Antropoloğ çıkıpta ben Aleviliğin doğuşu ve gelişmesi diye bir araştırma yapacağım demedi. Bu arada aslında Türk kökenli antropoloğlar yeni yeni çıkmaya başladı. Sanırım gelecek nesillere daha iyi bir bilgi kaynağı oluştururlarda Aleviliğin Türk dünyasının gerçek inancı olduğunu kaıtlarlar. Hoşca kalın, dostca kalın, sevgiyle kalın.
Sevgili kardeşim Sami Kaya
Alevilikle ilgili kitap yazarları hemen hepsiniin Sünnü aileden geldiği belli. Bunun yanı sıra Sünnüleşmiş ve Aleviliği Sünnü kitaplarından okuyan Aleviler ancak o düşünceyi savunur. Tüm fıkh uzmanlarının yani İlahiyet bitirmiş din adamlarının da buyurduğu gibi, namaz ve oruç diye Kuran bile bahsetmiyor. Kaldı ki, 12 İmamlar namazında niyazındaydı diye savunan kişiler Alevi düşüncesini sarpıtmaktan öteye gitmez. Elbette Türk geleneklerinde ibadet yok mu? Tabi ki, var. İnsanın kabesi, insan olduğu gibi, cemal cemale ibadet var. Cem evlerinde yapılan ibadetlerde olduğu gibi tamamen Türkçedir. Alevi inancında yani 400 yıl öncesine kadar Arapça ibadet yoktu. Öz Türkçeyle ibadet yapılıyordu. Lütfen sitemizde bulunan bilgileri bir tarama yapın Alevilik değerlerini bulacaksınız. Hoşca kalın, dostca kalın, sevgiyle kalın.
Değerli kardeşim Hasan can, tesbitiniz çok doğru. Akıl ve mantık ölçüsi çok önemli. Ana sayfamızda 88 Melek ve 88 Şeytan Ayeti var Dr Swaid tarafından kaleme alınmış kelime kelime Kuranı Kerimin incelenmesi. Aleviliğin özünü öğrenmek için galiba bu sayfayı okudukdan sonra sorunuzun cevabını orada bulacaksınız. Alevilik tek tanrılı dinlere geçmeden öncede varlığını ve dinler ötesi düşünce olduğunu göreceksiniz. Burada bulacağınız cevapla tatmim olmazsanız lütfen tekrar yazınız daha geniş bilgi vermeye çalışalım.
Hoşca kal, dostca kal, sevgiyle kal.
Değerli Abdulmennan kardeşim, görülen o ki, sitemizin Ana Sayfasında Alevilik Nedir başlığı altında verilen bilgileri okumamışınız. Evet insanlıkda din, dil kültür ve hele hele mezhep ayırımı yoktur. Bu farklılıklar çıkarcılar ve din üzerinden rant sağlayanların başlatığı farklılıklardır. Evet, Cami kültürü Osmanlıya Kanuni Sultan Süleymanla beraber gelmiştir. Biraz tarihi karıştırır bakarsanız bugün Türkiye'de haala o dönemde yazılan Efu Suud Efendinin yazdığı kurallar geçerlidir. Ondan önce Türk'lerde ibadethane yokmuydu, evet vardı adı da Cemevi olarak biliniyordu. Efu Suud Efendi Şeyhülislam emri, Sultan Süleyman Fermanıy'la Kanunlaştı. O dönemde birçok yeni kurallar eklendi, çıkarıldı. yani Kuran tahrip edildi. O günden bu güne bir hayli kanunlar yapıldığı için Sultan Süleyman'nın adına Kanuni eklendi. Böylece, Osmanlı topraklarında yepyeni bir din kültürü ortaya çıkıverdi. Karşı gelenler kafir, dinsiz olarak adlandırıldı, kılıçtan geçirildi. Erzincan Tercan tarihine bakarsanız 1540 yılında 40 000 genç katledilmişdir. En büyük toplu katliam. Hangi din Allah'ın verdiği canı kulun öldürmesini emreder? Bu gerçeği tarihciler bildikleri halde yazma cesareti gösteremiyorlar. Diğer isyankarlarda balkanlara, Ege adalarına ve 1571'de Kıbrıs'a sürgün edildiler. Burada tarih dersi verecek değiliz. Lütfen biraz geniş açıdan bakın ve gerçek açıdan bakarsanız gerçekleri daha iyi mercek altına alırsınız. Bakın Alevilik Nedir sayfasından yalnız iki parağrafı okumanız için aşağıya yazıyorum. Sitemizdeki bilgileri biraz daha araştırma gereği duyarsanız İslamın içindemi dışında mı, daha iyi anlayacaksınız.
Alevilik İslamiyetle beraber tüm dinleri hak sayar, hiç bir dini aşağılamaz ve hor görmez. Ancak herşeyden önce Alevilik yenilikçi bir felsefedir. Dünün reformu bu gün için yaşlanmış sayılır. Fıkh anlamıyla heteredoksi demektir. Düşünceye ve yeniliğe hem İslam dininde hem de semavi dinlerde sınır konmuştur. Bunun fıkh bağlamında tanıtımı ortoksidir. Ortodoksi din öğretisinin ilerisine gitmeyi yasaklar ve dinsizlik sayar. Oysa Alevilik, heteredoks yapısyıyla insanlığın sosyo-kültürel yapısı, medeni hali, sosyal adalet, paylaşım, doğanın korunması, inanç, bilim ve eğitime özellikle vurgu yapar. Çeşitli kurallarla donatılmış bir kültür, yaşam biçimi ve yönetim sistemidir. Asırlarca polis düzenine gerek duymadan yaşam süren bir rejim ve yönetim düzenidir. Bunun ötesinde, yazılı hurafe ve dinler insanın yaratıcılığına, yani yetenek gücüne sınır koyduğundan Alevilik farklı dinleri de kucak açar. Onlara ilimin sonu olmadığını ve insanın akıl gücünün derinine araştırılması gerektiğini gösterir.
Doğrusu Alevilik, ilimin sonunun olmadığı ‘’Ebedin sonu, Ezelin de başlangıcıdır’’ düşüncesini savunan, yenilikci, halk yönetimi ve insana odaklanmış bir yönetim düzeni ve kültürel yaşam biçimidir.
Hoşca kal, dostca kal, ilmin sonunun olmadığını idrak eden bilinçle kal.
Sevgili kardeşim, Alevilik İslamiyetle beraber tüm dinleri hak sayar, hiç bir dini aşağılamaz ve hor görmez. Ancak herşeyden önce Alevilik yenilikçi bir felsefedir. Dünün reformu bu gün için yaşlanmış sayılır. Fıkh anlamıyla heteredoksi demektir. Düşünceye ve yeniliğe hem İslam dininde hem de semavi dinlerde sınır konmuştur. Bunun fıkh bağlamında tanıtımı ortoksidir. Ortodoksi din öğretisinin ilerisine gitmeyi yasaklar ve dinsizlik sayar. Oysa Alevilik, heteredoks yapısyıyla insanlığın sosyo-kültürel yapısı, medeni hali, sosyal adalet, paylaşım, doğanın korunması, inanç, bilim ve eğitime özellikle vurgu yapar. Çeşitli kurallarla donatılmış bir kültür, yaşam biçimi ve yönetim sistemidir. Asırlarca polis düzenine gerek duymadan yaşam süren bir rejim ve yönetim düzenidir. Bunun ötesinde, yazılı hurafe ve dinler insanın yaratıcılığına, yani yetenek gücüne sınır koyduğundan Alevilik farklı dinleri de kucak açar. Onlara ilimin sonu olmadığını ve insanın akıl gücünün derinine araştırılması gerektiğini gösterir.
Doğrusu Alevilik, ilimin sonunun olmadığı ‘’Ebedin sonu, Ezelin de başlangıcıdır’’ düşüncesini savunan, yenilikci, halk yönetimi ve insana odaklanmış bir yönetim düzeni ve kültürel yaşam biçimidir.
Hoşca kal, dostca kal, ilmin sonunun olmadığını idrak eden bilinçle kal.
In Essence Erdogan wants to create a new Arabic Sultan model as he is trying to be a big brother to the Arab nations. Sultan model rule equates to Presidential model, authoritarian, totalitarian and dictatorship. On the other hand, who says that Greeks are enemies of Turks? We are the most integrated nations culturally, socially and traditionally. Our kitchen culture, music and family values are so similar as if we are one nation despite the dogmatist religious ideologies. EU needs Turkey because of its historical and geographical importance.
Historically, Turkey has long been part of EU though it’s not officially declared. Yes, it is true Erdogan does not want to join EU hence forge to form his Arabic Empire, but his adversaries and scholars and people with common sense will not allow him.
Sevgili adı güzel Mehmet Akif can, siz önce ulu önder Atatürk tarafından Mehmet Akif'e verilen kutsal görevi niye yerine getiremedi ve Mehmet Akif nerede hayata gözlerini yumdu önce bunu araştırın? Neden ve kim baskı yaptı? Eğer bunun karşılığını bulursanız bu soruyu sormak zorunda kalmazsınız. Zira Mehmet Akif'e Kuranı Kerimin Türkçeye çerilmesi görevi verilmişti, Mısır El-Azhar Üniversitesine konferans için gittiğinde sen bunu yapamzsın diye geri göndermediler. Bakın taa o zamanki Müslüman kardeşler zihniyeti bugün Mısır'ı bir kan gölü yapmak istiyor. Demokrasi ve laik düzen istemiyor. İşte o zihniyet, Kuranın Türkçeleşmesini istemedi. Neden mi? İnsanlar inandığı yaşayarak kendi inancının Türkçe yapılmasıyla Kuranın gerçek anlamını öğrenecekti, doğmalardan uzak, asıl anlamıyla ibadet yapacaklardı. Eğer sizde buğün Kuranı Türkçe anlamış olsaydınız bu tür soruyu sormaz, sorunuzun cevabını Türkçe mealde değil gerçek tercümede bulurdunuz. İşte bu kutsal görevi Mehmet Akif'e yaptırmadılar. Ne den yaptırmadıklarını lütfen siz araştırın ve sorunuzun cevabını bulun. Hoşca kal, dostca kal, araştırma düşüncesiyle kal
Sevgili kardeşim Ali, sorunuza geç cevap verdiğim için özür dilerim. Yanlışı siz yapmıyorsunuz, o görevi size veren düzen yapıyor. O düzen 500 yıldan buyana Aleviliği yok etmeye çalışıyor ve asimile edip Sünnü İslam'a götürmeye özen gösterip masum Alevi köylerine cami yaptırıp İmam atayarak düzenin istediği gibi eğitmeye çalışıyor. Ancak gerçek bilgi sahibi imamlar doğruyu bulup halkı doğru yönde bilgilendiriyorlar. Sizin yapmanız gereken de düzenin bilgileri değil de gerçek bilgilerle halka hizmet götürün. Hoşca kal, dostca kal, akıl ve ilim donatımıyla kal.
Değerli Gökhan kardeşim. Sitedeki bilgileri okumaya devam edin lütfen. İlahiyat uzmanlarının görüşlerini okuyun. Birde sizden önce yazan Ayşen Betül hanımın yazısını okuyun. İnanıyorum ki, bizi camiye davet etmekden vaz geçip, sizde ibadet için Cemevine geleceksiniz. Yanlışınız yok, bilgi mozaiğinde eksik taşlar var. O eksik taşların yerine gerçek bilgi dolması gerekir. Sizin bildiğiniz doğrular yanlış, çünkü siz bu zamana kadar size verilen kültürle beslendiniz. Bu sizin suçunuz değil sistemin ve düzenin suçu, gerçekleri bunca yıl sümen altında tutular. Ben az yazdım siz çok anlayın. Hoşca kalın, dostca kalın,
Değerli hocam Ayshe Betül, siz din kültürü öğretmenisiniz. Tasavvuf öğretiyorsunuz, tasavvuf dinleri aşmıştır.. Ancak, ben sizin gibi insanlara sünniyim sözünü yakıştırmıyorum. Çünkü siz eğitimli insansız, bu tür ayırımcılığı aşmış kişiliğe sahip bir eğitmensiniz. Hele hele mezhepler hiç yoktur. İnsanlar hangi toplum sosyolojisi ve kültürüyle beslendiyse olgun çağda da aynı kültürü yaşamaya devam ederler. Evet, ne yazık kı, Alevilik çeşitlendi çünkü bunca seneler Alevilik sünnü yazarlar tarafından kirletildi. 470 yıldan buyana baskı ve yaptırım altında kalan bir kültür hala günümüzde bile Ebu Suud Efendinin yazdığı fetvalara karşı geliyor diye üçüncü sınıf vatandaş olarak görülüyor. Öğretmenlere benim aşırı derecede saygım var. Bilim adamlarını, başbakan ve Cumhurbaşkanlarınıda yetiştiren öğretmenlerdir. O nedenle, size bir eğitici olarak büyük görev düşüyor. Okuldaki ikiliği ancak siz bilimsel yönden ve akıl ve mantığa dayanarak tasavvuf diliyle yok edebilirsiniz. Size güveniyorum. Kutsal görevi yerine getirmek için şize şimdiden başarılar diliyorum. Hoşca kal, dostca kal, tasavvufla kal ve heteredoks düşüncesiyle beslenmeye devam etmenizi dilerim. Veyis Haydardedeoğlu
Sevgili kardeşim Mehmet,
Alevilik bir dünya görüşü, içerisinde medeni ahlak, eğitim, adalet düzeni, doğaya sahip çıkma değerleriyle donatılmış bir kültür, yaşam biçimi, bir yönetim sistemi ve bir rejimdir. Zamanla bu düzeni benimseyip sinesine çeken ve kendi yaşam sisteminde Alevilik görmek isteyen Zaza ve Pomak Kürtleri vardır. Şafi Kürtlerde Alevilik yoktur.
Zülfikar kardeşim, adınıza yakışan sitedeki bilgiler. Okumanızı tavsiye ederim. Adınızın değerini 4 kapı 40 makam da daha iyi göreceksiniz.
Hoşca kal, dostca kal Ali sevgisiyle kal.
Adı güzel kendi güzel Zülfikar kardeşim, bizim sitede o kadar bilgi varki okumaya devam ettikce sorduğun soruların cevabını bulacaksın. Aleviler Neden Camiye gitmez? Neden Oruç tutmaz? Ortodoks İslamla Vahabileşen Türkiye ve buna benzer yazılarımızı okuyun lütfen sorularınızın cevabı orada yatıyor. 6 tane iç içe sıkıştırılmış sorulara buradan cevap vermek yaklaşık 20 sayfa tutar. Sitemizi okumaya devam edin. Hoşca kalın, dostca kalın, Hakkın niyazı ve Hz Ali lütfuyla kalın.
Değerli kardeşim Serdar, Alevilik düşüncesi 2000 yıldan daha fazla sürece yayılır. İnsan ve doğa sevgisine odaklanmış bu düşünce eski Türk kavimlerinin çok tanrılı dinlerden sonra tek tanrılı dinlere geçmesinden önce bile vardı. Oysa Hz Muhammed ve İslamiyetin 1300 yıllık bir tarihi vardır. Alevilik ve Cem tarihi 2000 yıl dan daha öncedir. Umarım sorunuza yanıt olmuştur. Lütfen sitemizi okumaya devam edin, sormak istediğiniz bilgilerin çoğu orada yatmakta. Hoşca kalın, dostca kalın, sevgiyle kalın.
Değerli kardeşim Fatih Arı, sorunuza geç cevap verdiğim için özür dilerim. Bu soru sıkca sorulanlar arasında. Namaz ibadet demektir. İbadeti nerede yaparsanız orada kutsallaşır. Alevilikde 5 vakit ibadet yoktur. Hz Ali'ye gelince Cem evleri Arap aleminde yoktur. Cem evleri Türkmen ve Yörüklere mahsusdur. Alevilikdeki Hz Ali insanın taa kendisidir. ''Aynaya baktım yüzüme, Ali göründü gözüme'' felsefesi insanlık uğruna canı pahasına Türk düşüncesini Arap alemine götürdüğü için Hz Ali kutsileşmiş ve Türkmen ve Yörükler Hz Ali'ye sahip çıkıp kendilerinde aramışlardır. Telli Kuran yani deyişlerle yapılan ibadet yalnız Türkmen ve Yörüklere aittir. Arap müslümanlığında camide saz söz yasaktır. Tesettüre gelince Aleviler yüzünü ve bedenini değil gönül gözünü kapatırlar. Namus dış görünüş veya yüzde değil özdedir. Aleviler yüzünü değil özünü kapatırlar.
İsmini vermeyen değerli kardeşim, Alevilik de inanç insandaki gizli güce endekslenir. İnsanı okumak sizi yaradana daha yakınlaştırır. Yani var olmanın sırrı ya da vahdeti vücut dediğimiz sır, tasavvuf ilmiyle yorumlandığında yaradanla yaradılanın tek kaynak ve bir olduğunu savunur Alevilik. Yani nefsini terbiye edip hak kapısında hakla bir vücut olmakdır. ''En el Hak'' sözü Hallacı Mansur ve Seyyid Nesimiyi ölüme götürmüşdür. Allah varlığı ve birliği insanda arandığı için Allah'a inanmıyor anlamına gelmez. Allah'ın varlığı insandaki pozitif güçte aranmıştır. Bir zamanlar Ay'a çıkılırsa Allah yakacak deniliyordu. Oysa günümüzde bilim adamları insan beyninin %8 kullanmakta ve böylece Ay' gitmiş ve Marsa çıkma teknolojisini bulmuştur. ''Power of Mind'' yani beyin gücü %15'e çıktığında nerede olacağımızı düşünün. Sanırım sizi tatmin etmişdir. Hoşca kalın, dostca kalın Enel hak varlığıyla kalın...
Sevgili Ali can, Alevi kültüründe Ana yücedir, Ana kutsaldır. Ana gücünü doğadan (toprak)dan alır her türlü acı, sızı, fırtına ve tufanı bağrına basar acıları insanlık hamuruyla yoğurur ve merhamet doludur Ana... Sevgiyle kal, Ana merhametiyle kal.
Değerli kardeşim, Alevilikle Ateistlik farklı toplum sosyolojisine dayanır. Alevilikte tanrı, yaratıcı ilim ve insanda aranmıştır. Oysa Ateislik tanrının yokluğunu savunur. Ne varki, yokluğu savunmak bile farklı bir inançtır. Kendi idealleri doğrultusunda tanrıyı tarif edecek akılcıl bir çıkış bulamadıkları için kendilerini Ateist olarak tanıtırlar. Bu bile başlı başına farklı bir inanç olup mantık doğrultsunda kendini tatmin edecek cevap bulamadığı için yokluğa sığınırlar. Halbu ki, Alevilik yokluktan var olan bir kozmolojik yapının akılla aranacağına inanmış bu da insanda olan gizli ararştırmacı akıl gücüne dayanmaktadır. Binlerce yıl, dinler insan aleminde bir afyon olarak görülmüş insandaki düşünce rabıtalarını uyuşturmuş ve akılı hiç araştırma gereği duymamıştır. O nedenle, Alevilik dinler üstü heteredoks bir düşünce olarak kendini günümüze kadar korumuştur. Bu durumda Aleviler Ateist değildir çünkü varlığın Vahdeti Vücutta birleştiğini ve hakkın insanda olduğunu savunur. Hoşca kalın, dostca kalın sevgiyle kalın.
Değerli İsim vermeyen kardeşim, Arap Aleviliği ile Anadolu Aleviliği arasındaki fark Ali ve ehlibeyte olan sevgimizden ileri gitmez. Çünkü Aleviler tarih boyunca haklının yanında haksıza karşı durmuş ve zalimlere karşı mazlumları desteklemiştir. Yinede siz sitemizde olan Sosyoloğ Mustafa Cemil Kılıç'ın yazısı olan Ortodoks İslamla Vahabileşen Türkiye, Aleviler Neden Namaz Kılmaz yazılarımıza baktığınızda Arap Aleviliği ile Anadolu Aleviliği arasındaki farkı kalın çizgilerle göreceksiniz. Lütfen sitemizi biraz daha geniş tarayın. Hoşca kalın dostca kalın.
Sevgili kardeşim Ferhat, tamda söylediğiniz gibi. Çok tanrılı çağdan tek tanrılı çağa geçmeden öncede Alevilik vardı. Yaklaşık 4000 yıllık bir süreye yayılan Aleviliği, toplumsal sosyolojik, coğrafya farklılığı ve akıl ve ilimin gelişmesiyle sürekli kendisini yenilemişdir. Oysa tek tanrılı dinlerin 2000 yıllık tarihi vardır. Örneğin Hristiyanlık 2000 yıl, İslamiyette 1300 yıllık bir süreden beri yaşamakta. Oysa Alevilik bunlardan daha önce kosmolojik değerlerle insana odaklanmış bir adalet, sosyo-ekonomik, sosyo-külürel medenini ahlak, ekolojiyi kucaklayan, akıl ve ilime değer veren bir sosyal yaşam düzeni ve kendi başına bir rejimdir. Biraz önceki soruya verdiğimiz yanıtta belittiğimiz gibi Anadolu Aleviliği 16. yüzyıldan sonra Osmanlı Sultanlarının yaptırım ve baskı yoluyla getirdiği Emevi saltanatıyla kirletilmeye başlamışdır. Enbüyük katliam 1540 yılında Erzincan Tercan'da yaklaşık 40 bin gençin katledilmesiyle başlamışdır. Dersim yakın tarihin ayıbıdır. Gerçek İslam dininde mezhep yoktur. Alevlilik de bir mezhep gibi görülemez. Çünkü Alevilik bir mezhep değildir, biraz önce sözünü ettiğimiz gibi Alevilik bir sosyolojik düzen, rejim, Polis ve Jandarması olmayan bir yönetim sistemidir. Aleviliği bir başka mezheple kıyaslamak ve AKP'nin yaptığı gibi Diyanete bağlamaya çalışmak aslında Alevilik ilkesine en büyük saygısızlıkdır. Aleviliğin özüne sahip çıkılmadığı sürece de ayıpların sayısı çoğalacaktır. Hoşca kalın, dostca kalın, sevgiyle kalın, alevice kalın.
İsim vermeyen değerli kardeşim, Gerçek Alevilikte çeşit yoktur. Alevilik birdi. Ancak Arap Aleviliği ile Türkiye Aleviliği arasında oldukca fark var. Bir olan Türkiye Aleviliği 16. yüzyıldan sonra kirletilmeye başladındı. Yaptırım ve baskı sonucu itibariyle Aleviliğini saklayanlar, asimile olanlar, farklı coğrafyada yaşayanların kendi yarattıkları Alevilik ve baskıya rağmen Anadoluda temiz kalan Alevilik diye farklılıklar doğdu, AKP tarafından Alevilik açılımı adıyla Diyanete bağlanmak istenen de kirletilmiş Alevilikdir. Temiz kalan Alevilikte farklılık yoktur. Sanırım sorunuza yeterli yanıt olmuştur.
Tutku adıyla yazan sevgili okurumuz, soru içinde soru var ve hepside önemli. Ancak bukadar uzun cevap isteyen sorulara buradan kısa cevap vermek haksızlık olur. İletişim sayfa aracılığığla bize ulaşırsanız daha geniş bilgi verebiliriz. Fakat sitemizde olan Aleviler Neden Camiye gitmez yazımızı okursanız,cami ve cemevi arasındaki farklılığı öğreneceksiniz. Sünnü ınancında ibadetin adı namaz, Alevilikde ise cemdir. Ayıca din bilim adamları Kuranda namaz ve orucun olmadığı konusunda birleşmekteler. Alevilik konusunda biraz daha okursanız konuyla ilgili geniş bilgiye sahip olacaksınız. Sitemizde olan Ortodoks İslamla Vahabileşen Türkiye, 88 Melek ve 88 Şeytan Ayeti, Alevilikde Kadının yeri yazılarımızı okursanız inancınızda biraz daha açık olacak ve bu karmaşık içerisinden kurtulacağınıza inanıyorum. Babanızın size kızması kendsince haklı, fakat sizin bukadar karmaşa içinde yaşamanızda birazda onun sorumluluğu yatıyor. Size zamanında Alevilikdeki doğruları öğretmediği için. Ancak reşit yaşa gelmiş bir kişi olarak kendi doğrularınızı bilgi, araştırma ile kendiniz bulacaksınız. Vikipediye gelince Aleviliği kirletmek için her cepheden saldırı var ve hatta sünnü İslama entegre ve asimile etmek için 400 yıldan beri baskı ve yaptırım uygulanıyor. Sizdeki bu karmaşık duyguda bu asimile sürecinin sonucudur. Kuran Caferilikden bahsediyorsa bu gerçek Kuran değildir. Zira mezhepler Hanifi, Şafi, Hambali, Maliki diye mezhepler Peygamber öldükten tam 368 yıl sonra ortaya çıkmışdır. İmam Cafer de mezhepleşmeye karşı çıkan Din Bilim adamı olduğu için kişi olduğu için Alevi mezhebi olarak görülmektedir. Yani Hz Muhammed döneminde mezhep diye birşey yoktu ve farklı farklı namaz şekilleri ve oruç da mezehplerle beraber 368 yıl sonra başladı. Lütfen sitemizi okumaya devam edin. Şimdilik hoşca kalın, dostca kalın, sevgi ve bilgiyle kalın.
Sevgili Murat can, eleştiriniz için teşekkür ederim. Aslında eleştirisiz yazılar kısır kalır, anlamını kayıp eder. Saidi Nursi Alevi veya Sünnü olmadığı için değil, henüz savaşdan yeni çıkmış Osmanlı enkazı altından ve Arap kültüründen kurtulmak için çırpınan genç Türkiye Cumhuriyeti içinde yepyeni bir din ''Nur Risalesi'' adı altında bölünme ve parçalanma başlattığı için eleştirilmişdir. Daha sonra bu harekat milliyetcilik mücadelesi altında Kürt toplumuna mal edilmişdir. Saidi Nursi'nin asıl çıkış notkası Nur Risalesiyle yepyeni bir din yaratmaktı. Arap kültüründen kurtulmaya çalışan genç Cumhuriyet yeni bir dine hazır olmadığı gibi dinleri tamamen serbest bırakıp din ve devlet işini ayırmış Diyanet kurulmuşdur. Ne varki, Atatürk'ün ölümüyle diyanet bağımsızlığını kayıp etmiş devlete yani doğrudan Başbakanlığa bağlanmışdır. İşte o günden bu yana adı konulmamış bir din başlamış 'Nurculuk'' bunlar kendi aralarında da parçalanarak 'Sülemancylılık' vs, vs adı almışdır. Bugünkü Türkiye AKP iktidarı bu hareketin ürünüdür. Yoksa Saidi Nursi Alevi değil diye yorumlama yapılmamışdır. Sanırım kısa da olsa içerikle ilgili bilgi verdim. Geniş yorumlamada size ait. Hoşca kal, dostca kal, sevgiyle kal.
Sevgili Beyza kardeşim, belkide Erdoğan Çınar'ı ilk eleştiren bu site sahibi Veyis Haydardedeoğlu olmuştur. Erdoğan Çınar bilimsel araştırma yerine Dan Brown gibi bir yazarın kitapından alıntılar yaparak milattdan önce ve sonra Anadoluda yaşayan kavimlerle Aleviliği hristıyanlık veya benzeri dinlerle özdeşleştirmişdir. Oysa Alevilik doğaya hakim, doğaya değer vermiş çok dinli çağdan tek dinli çağa geçişte de İnsana odaklanmış bir inanç yöntemidir. Çınar Avustralya'da yaptığı konferansda eleştiriyi kabul edecek olgunlukda olmadığı için benden daha fazla soru almayacağını bildirdi. Hatta o toplantıda genç bir bayan hanımda Erdoğan Çınar'a dönerek ''Yani şimdi siz Aleviler Hristiyandır mı demek isitiyorsunuz'' diye soru yöneltti ne yazık ki, soruda cevapsız kaldı. Erdoğan Çınar biz 'Alev yani Işık' aleminden geliyoruz düşüncesini savunuyordu. Oysa Işık düşüncesi günümüzde Fethullah Gülen cematinin başlattığı bir inanç yoludur. Dünyanın hemen her ülkesinde Işık kolejleri açtılar. Zira tam Erdoğan Çınar'ın konferans döneminde Gülen harekatı 'İlahi Işık Altında Yaşam' diye Avustralya'da okul, kurum ve kuruluşlara bir kitap dağıtmaya başlamıştı. Kitabtan alıntılar yapıp Erdoğan Çınar'ın savunusunun aynı çizgide olduğunu gösterince benim sorularımı cevapsız bıraktı. Alevilik yeteri kadar Emeviler tarafından kirletildi ama Erdoğan Çınar gibi insanlarda bilimsel araştırma diye yola çıkıp Gülen harekatıyla aynı çizgide yer alması Aleviliği yok edemeyecektir. Ne varki, Aleviliğin en büyük düşmanı yine Alevi ortodoks solcular olmuşdur. Aleviliği gericilik olarak görüp karşı cephede yer almışlardır. Hoşca kalın, dostca kalın, sevgiyle kalın.
Sevgili Arif kardeşim, iyi niyetle yazıp sorduğunuz sorulara kısa cevap vermek haksızlık olur. Fakat sizin yazdığınız kısa sunumda iç içe sıkıştırılmış 10 ayrı soru var. Ben kısa kısa cevap vermeye çalışayım. Önce Hz Ali'den başlayalım. Cami, Cem evi bir toplumun biraraya geldiği sosyal dayanışma ve bilgi alış veriş yaptığı yerdir. Gerçekden bir İlahiyat ve Fıkh uzmanınan sorarsanız İslamiyet de 5 vakit namazın olmadığını öğrenirsiniz. Ama aynı soruyu bir İmam Hatip veya Eğitim Fakültesi mezununa sorarsanız belki dayak da yiyebilirsiniz. Hz Ali konusunda bir çok yazılarımız var daha geriye giderek okursanız sorunuzun cevabı orada yatıyor. O tür sözler sadece bir yakıştırmadır. Yunus ve Mevlana'ya gelince,evet doğrudur Ahmet Yesevi Anadoluya 40 ermiş derviş göndermişdir bunların başında Hacı Bektaş rehber olarak gelmişdir. O dönemlerde Anadoluda Alevi Sünnü diye hiç bir ayırım yoktu. Görevleri, Anadoluda dağılmış birbirine düşman olan kavimleri, Karahanlıları, Karakoyunlular, Akoyunlular, İlhanlılar ve Selçuklular gibi kendi aralarında kavim ve güç kavgasına son vermek için 40 kültür elcisi Anadoluya gönderildi. Sonuçda, ortak kültürel kaynaşımla kardeş kavgası durdu ve Hacı Bektaş düşüncesiyle Otmanlı İmparatorluğu kuruldu. Yeniçeri gülbenkleri bile Hacı Bektaş gülbenkleriydi. Anadolu ibadeti o dönemde Divanı Hikmet düşüncesi yani Kuranın öz Türkçeye yansıtılmışıydı. 40 dervişin ayrı ayrı görevi vardı, eğitim kültür, sağlık, hukuk, medeni ahlak, ticaret devlet yapısı, tarım ve şehircilik ve benzeri görevlerle yetiştirilmiş uzmanlardı. Ahmet Yesevi, Kuranı Türkçe diliyle yazmış, Türk toplumuna lanse ederken İbrahim Sani Nakşinin talebesi olan Muhitini Arabi'de Arapça işlemişdir. Ancak, zamanla Mevlana, her ne kadarda Hacı Bektaş ocağına yakın olduysa da, şiir ve deyişlerini Arap ve Fars dilinde işlemiş ve Muhitini Arabiye yakınlaşmışdır. Alevi Sünnü ayırımı 15. yüzyılda başlamış ve 16. yüzyıldan sonra da yani Kanuni dönemiyle kurumsallaşmışdır. Tükçe diliyle ibadet yapanlara Alevi denilmiş, yaptırım sonucu Arapca diliyle ibadeti yapanlarada Sünnü denilmişdir. Yunus'un şiirleri hep Tükçedir. Namaz bir şekil ibadetidir. Alevilerde gönül ibadeti vardır. Oruç bir nefis terbiyesidir, 30 güne sınırlamak yanlışdır. Alevilerde 365 günlük nefis terbiyesi orucu vardır. Cemevi ibadethanedir. Alkol ve harama gelince, herşeyin fazlası haramdır. Alkol kişisel tercihdir, Alevilere özgü diye birşey yoktur. Soru içerisinde soru uzun yanıt isteyen sorular ancak kısa bilgi vermeye çalıştım. Sitemizde daha ayrıtılı bilgiler var lütfen okuyunuz. Hoşca kalın, dostca kalın, sevgiyle kalın.
Dear Mark, we are happy to see that this website has outreach to a wider world. As for your question, Yes, Alevi belief and its philosophy is not only interesting but also inspirational. Adelaide assembly is yet to be formed. However, when you are in Melbourne next time, Alevi Council would be more than happy to host and usher you in our congregation.
Değerli kardeşim Ali / Enlil.
Sanırım Enlil'in anlamını bilerek yazdınız. Çünkü Enlil sizin kullandığınız dili kullanmazdı. Zira Enlil Mezopotamyada Sümer'lerin, Akad'ların ve Hitit'lerin inancı olan çamur ve taş tapınaklar konusunu yazan büyük Nefes Tanrısının adıdır. Ayrıca, Enlil, Hava Tarısı olduğu gibi Sümer Tanrılarınında Kralıdır. Hakaret ve küfür yerine, Bu denli bir isime layık olmanın gurunu yaşamalısınız. Hoşca kalın, dostca kalın Enlil gibi dürüst ve bilgili kalın.